

Özlemişiz nefes almayı, özgürce hareket etmeyi, insanların birbirine zararı dokunmadığı ortamlarda bulunmayı.
Kimsenin birbirinin kıyafetine karışmadığı, kadınların rahatça gece gündüz dolaşabildiği, etrafta insanları rahatsız eden tiplerin olmadığı sokakları.
Dik dik üzerinize dönmeyen bakışları, dili, dini, ırkı ne olursa olsun insanlığı ile ön plana çıkmayı da özlemişiz.
Sevincimiz ondan. Sevincimiz normal.
Ortak yaşamamızın, birbirimize hoşgörü içinde olmamızın anahtar kelimesi “Saygı”
Önce kendine saygı duymalı insan. Önce kendini sevmeli başka birini sevmeden. Önce arkadaş edinmeli başkalarının arkadaşlıklarını sorgulamadan, eleştirmeden.
Yaşadığı gezegene saygı duymalı insan, hangi dinden, hangi ırktan, hangi özelliklere sahip olursa olsun. Doğaya saygı duymalı, ekmek, su veren yaşamasını sağlayan toprağa saygı duymalı.
Hayvanlara saygı duymalı insan, yaşam alanlarını elinden almış olsa dahi insana bilinçli bir şekilde zarar vermeyen, masum bakışlı, tek derdi karnını doyurmak ve yaşamak olan hayvanlara.
Ve fikirlere saygı duymalı insan, kendi aynı düşüncede olmasa dahi.
“Ülkemizde herkes kendisi gibi düşünmeyeni geri zekalı sanıyor.”
Gerçek cahillerle mücadelenin yolu onları karalamakla, toplum dışına sürüklemekle, yanlış düşündüğünü yaymakla olmayacağı kanaatindeyim. Cahillik de günümüzde göreceli bir kavram haline dönüştü. Okumakla hiçbir alakası olmadığını düşündüğüm cahillik kavramının önüne tek bir şartlanma ile geçebilmeniz mümkün.
“Vizyon”
Aydınlık ve Vizyon sahibi bir insan olmanın en önemli kuralı kişinin çevresindekileri ne kadar aydınlatabildiği ile alakalıdır. Fikirleriniz gerçekten tüm dünyaya ve canlılara iyilik getirecek fikirler olsa dahi siz çevrenizi aydınlatmıyorsanız, sizin gibi düşünmeyen herkesi dışlıyorsanız, yanlış bir olay veya düşünce gördüğünüzde onun önüne duvar örüp kendinizden uzak tutmaya çalıyorsanız, kusura bakmayın ama siz aydınlık değilsiniz.
“Korkma…”
Milli Marşımızın ilk kelimesi. Öncelikle fikirlerinizi beyan ederken korkmayın. Korkmak size uzun dönem takacağınız maske yaratmaktan başka hiçbir avantaj sağlamaz.
Düşünmekten korkmayın. Kimse sizin düşüncelerinizi okuyamaz. Aklınızın içinde özgür olun. Size ait olan beyninizin hakkını verin. Dışarıdan kafanızın içine girmelerine izin vermeyin. Geri dönüşü olmayacak şekilde “Aklınızı kiralamayın.”
Yaşadığınız kötü günlerden kaçmayın, onlar ile savaşın. Kendinize inanın. Yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyi büyük harflerle yazın, söyleyin, sorgulayın. “Bu yanlış” Burada asla unutmamanız gereken şey fikirlerinizi ifade ederken hiç kimsenin kalbini kırmamak, fiziksel bir zararda bulunmamak. O zaman aydınlanmaya ve aydınlatmaya başladığınızı fark edeceksiniz.
Uzun bir süredir içinde bulunduğumuz şartlar bahsettiklerime maalesef elverişli değildi. Sevincimiz; koltukların değişmesi, yönetim kadrosu, yolsuzlukların ortadan kalkma ışığından öte yeni başlangıç duygusunu tatmamız ve inanmamızdandı.
Emeği geçen herkese teşekkürler. Umut dolu aydınlık yarınlara selam olsun. Saygıyla…
#HerŞeyÇokGüzelOlacak